Yemin olsun zamana!
Ki; İnsan büyük zararda!
Ancak;
1- İman edenler
2- Salih amel işleyenler
3- Hakkı
ve
4- Sabrı
tavsiye edenler müstesna…
Kulluğun sırrı gizli bu bu üç ayette!
Onun içindir ki; İmam-ı Şafi Hazretleri buyuruyor; “Şayet Kur’an’dan başka bir şey nazil olmamış olsa, sure-i Asr yeterdi insanlığa”.
Zamana yemin ediyor Hz Allah ki;
Kendine verilen sermaye an be an yitip tükenmekte olan insanoğlu zararda.
Ömrünün sonunda rezil, rüsvay ve müflis olarak çıkmak istemezse huzura,
Şu dört emre sımsıkı sarıla:
1- İman edeceksin:
Her şeyin başı iman. Varlığının manası iman. Kulluğun ilk şartı iman. Bahşedilen hayatın gayesi iman. Aklın nuru, kalbin huzuru iman. Üç günlük ömrüne anlam katacak yeğane şey iman. İnsanı hayvaniyetten, kemale taşıyacak ilk basamak iman. Bundan sonra gelecek emirlerin çarpanı iman.
2- Salih amel işleyeceksin:
Nedir salih amel? Bozulmamış hangi vicdana sorsan söyler sana salih ameli. İyilik, güzellik, huzur ve barış; hayır, hasenat, ibadet-ü taat adına yapılan her şeydir salih amel. Yıkma değil yapma, tahrip değil tamir, üzme değil hoşnut etme, korkutma değil müjdeleme, tehdit değil emn-ü emanet gamzetmedir salih amel. Softaların salih ameli namazla başlar, oruç, zekat ve haçla biterken; müttakiler için baştan sona hayattın kendisidir salih amel. Tebessüm ettin salih amel, teşekkür ettin salih amel, iltifat ettin salih amel… Eşine mutfakta yardım ettin salih amel, çoçuğunla güzelce oynadın salih amel, bir dosta yardım ettin salih amel, bir yabancının elinden tuttun salih amel… Küfredene selam deyip geçip gittin, zorluklara azmettin, hastalık, bela ve müsibetlere sabrettin salih amel… Su-i zandan kaçındın, iftira ve gıybetten Allah’a sığındın salih amel. Kitabullah’da nerde imandan bahsedilse hemen sonrasında geçer salih amel. Yani imanın hem şartı, hem neticesidir salih amel. İmanını salih amel ile besleyip büyütecek, gıdasızlıktan solup ölmesine müsade etmeyeceksin.
3- Hakkı tavsiye edeceksin:
Yaşanmayan şey tavsiye edilir mi? Tabi ki, önce kendin yaşayacaksın; hakkı, hakikatı, doğruluğu, dürüstlüğü; genel manasıyla güzel ahlakı. Hakkın olmayana el sürmeyecek, göz gezdirmeyeceksin. Haram lokmayı boğazından aşağı indirmeyeceksin. Adaletten asla ayrılmayacak, mevki, makam, şan, şöhret karşısında eğilmeyeceksin. Konuşurken doğru konuşacak, verdiğin söze sadık kalacak, emanete asla ihanet etmeyeceksin. “Eddebeni Rabbi ve ahsene te’dibi” buyuran Hz Rasul’un ahlakını kendine rehber edineceksin. Önce kendi nefsini “emredildiğin gibi dosdoğru ol” emri ile terbiye edip, sonra bunu etrafına yayacaksın. Nasıl ki; salih amelsiz iman seni kurtarmaz, HAKKI yaşamadan, yaptığın salih ameller de yarın mahşerde mazallah yüzüne çarpılır. Çokça namaz kılıyor, oruçlarını aksatmıyor, Umreden Hacca koşturup mükemmel Müslüman olduğunu düşünüyorsun; lakin, YALAN konuşuyor, İFTİRA atıyor, helal haram demeden KUL HAKKI yiyorsun; tartıda hile, ahde ihanet, insanlara eziyet şiarın olmuş. Böyle su-i ahlak ile ne imanın fayda eder sana, ne de salih amelin. Allah(cc), nefsine uyup en büyük günahları işleyen kullarını bile affeder belki engin rahmetiyle, lakin haktan adalaletten sapıp karşısına kul hakkıyla çıkanlar bundan müstesna…
4- SABR Edeceksin:
“Bu yol ıraktır, menzili çoktur, geçidi yoktur, derin sular var” diyen Yunus’a kulak vereceksin. Bir yönüyle çok uzun, bir yönüyle çok kısa bir seyehattesin. Salih amellere devamda sabr edeceksin. Bıkmadan, usanmadan, rehavete kapılmadan salih amellerini renklendirip karekterinin bir parçası haline getireceksin. Hakda, adalette, doğrulukta sabr-u sebat edeceksin; unutma ki test edileceksin. Varlıkla veya yoklukla, sıhhatle ve hastalıkla, şanla, şöhretle, mevki ve makamla, biraz korku ve çokça da şehvetle imtihan edileceksin. Hayatı yüz metrelik bir yarış gibi değil, uzun bir maraton gibi yaşayacaksın. Unutma, amellerin az olsa bile devamlı olanı makbuldür. Bu uzun yolda çokça tökezleyecek, bazende yüz üstü kapaklanacaksın. Her deafsında tövbeye sarılıp yoluna devam edeceksin. Her bir günahda küfre giden bir yol vardır. Her bir günah kalbinde kara bir nokta meydana getirir. Tövbeyle temizleyip yıkamazsan özünü; kararta kararta kalbini, önce ayağını haktan kaydırır, sonra salih amelden eder, sonra da bir bakmışşın imanın gitmiş. MAZALLAH…